“Kentsel Gelişim” İçin İhtiyaç Listesi: Nerede, Nasıl, Hangi Kaynaklarla?

mimarizm.com / Yasemin K. ENGİNÖZ / 15 Ekim 2012

Suya kıyısı olan Greenpoint-Williamsburg projesinde halkın suyla ilişkisini kuracak donatıların yanısıra yapıların da mevcut dokuyla uyumunu gözetilmiş. Burden, Yeni ve yüksek yapıların planlamasında hem mevcut dokuya yaklaştığında onların ölçeğine inen hem de kule şeklinde yükseldiğinde içinde ödenebilir konutlar–affordable housing- da içeren yapılaşmaya yöneldiklerini belirtti. Öte yandan bunu yaparken bölgede yaşayan yerel halkın ve onların kurduğu sivil inisiyatiflerin onayıyla hareket ettiklerinin altını çizen Burden, yerel halkın ve sivil inisiyatiflerin de çok değer verdikleri bir kaynak olduğunu açıklayarak onlar tarafından onaylanmayan projelerin şehre ileriye dönük olumlu katkıda bulunmadığının farkında olduklarını anlattı.

Greenpoint-Williamsburg                                                      
Greenpoint-Williamsburg Kıyı Şeridi Ulaşım Planı

Burden ikinci gözbebeği olarak High Line /West Chelsea'yi gösterdi. İki kişinin girişimi ve çabasının bütün kenti aktive ettiğini ve sonucunda terk edilmiş tren hattı High Line'ın kurtarılmasının bulunduğu yeri her anlamda çekici bir bölgeye dönüştürdüğünü belirtti. Burden, terk edilmiş alanların da kentsel gelişimde ihtiyaç duyulan kaynak listesinde yer aldığına değindi. High Line projesinde en büyük engelin başta mülkiyet olduğunu açıklayan Burden hattın Demiryolları'na ait olması nedeniyle önce bu sorunu aşmaya çalıştıklarını, sonra da arsa sahiplerinin hattın altında kalan arsalarına yönelik farklı bir yaklaşım geliştirdiklerini paylaştı.

Bu anlamda söz konusu arsalar ile yakında oluşturulan bir zondaki arsaları değiştokuş eden bir sistem kurarak çözdüklerini, böylece projenin önünün açıldığını aktardı. Bugün hattın çevresinde 36 gayrimenkul geliştirme projesinin gerçekleştirildiği, ünlü mimarların bölgede proje yapmak için can attıklarını belirten Amanda Burden "tasarım"ın da insanların yaşamak isteyeceği yerler yaparken en büyük kaynaklardan biri olduğunu belirtti. Bir şehrin küresel anlamda rekabet edebilmesi için değişken bir metropol olması gerektiğini, bunun için de mimariye ve tasarıma gereksinim duyduğunu ifade eden Burden değişimin yetenek yarattığını, rekabet yarattığını paylaştı.

High
High Line


İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :