Akdeniz Kentlerinin Mikrokozmosu; İstanbul
yapi.com.tr / Amber Eroyan
/ 28 Haziran 2010
Mathilde Marengo (UNIGE, Cenova) - Angel Illescas (UPC- ETSAB)
Cenk Dereli'nin yürütücülüğünü üstlendiği 'Layers' (Katmanlar) grubu olarak; bitki örtüsü, konutlar, topografya, ulaşım ağı gibi kenti oluşturan farklı katmanları ayrı ayrı incelediklerini belirten Mathilde Marengo ve Angel Illescas, her bir katmanın kendi başına sorunsuz işlediğini, asıl sorunun bunların bir araya gelmesi ile ortaya çıktığına dikkat çekiyor.

Atölye yürütücüsü Cenk Dereli, Angel Illescas ve Mathilde Marengo
İkili, kentin sürekli bir değişim içinde olduğunu, gece ve gündüz kullanımının farklılık gösterdiğini, kişisel kullanımların ayrı bir parametre olduğunu vurguluyor. Kamusal mekanları alternatif yoldan artırmayı hedeflediklerini belirten Marengo, boş alanları herkesin kullanımına sunmak için 3 farklı akupunktur noktası belirlediklerini, küçük müdahaleler ile kamusal mekan kalitesini iyileştirmeyi planladıklarını sözlerine ekliyor.
Samer El Sayary (İskenderiye Üniversitesi)
Ülkeler ve eğitim programları bakımından yeterince heterojen bir yapıya sahip atölye katılımcıları arasında Samer El Sayary daha da farklı bir pozisyona sahip. Doktora çalışması bu yaz tamamlanacak olan El Sayary, profesyonel çalışmalarının yanı sıra İskenderiye Üniversitesi'nde dersler veriyor. Türk ve Mısır kültürü arasında çok sayıda benzer nokta olduğunu söyeleyen El Sayary, İstanbul'un ise kendi ülkesine kıyasla "Mısır'ın en iyi parçası" olarak ifade edilebileceğini belirtiyor. Atölye çalışmasında ‘Junctions' grubunda yer alan El Sayary, konut ölçeğine odaklanarak özel ve kamusal alan arasında sosyal bir etkileşim yaratmaya çalıştığını dile getiriyor. Tarihi kent merkezindeki bina oranlarından yola çıkarak çağdaş bir tasarım önerdiğini belirten Samer El Sayary, sürdürülebilirliği de göz önünde bulunduran tasarımı ile gelecek kuşaklara kendi kültürleri hakkında fikir sahibi olabilecekleri, kalıcı bir model sunmayı önemsemiş.
Atölye boyunca demokratik bir paylaşım sağlandı
'Junctions' (Bağlantı Noktaları) grubunun yürütücüleri Banu Tomruk ve Evren Aysev, çokkatmanlı ve çalışılması zor bir alan seçilmiş olmasına ve atölye programının yoğun bir proje yükü getirmesine rağmen öğrencilerin üretiminden oldukça memnun kaldıklarını belirtiyor.

Junctions grubu atölye yürütücüleri Banu Tomruk (solda) ve Evren Aysev
Yurtdışından gelen öğrencilerin ortak Akdeniz kültürünün sağladığı avantaj ile alana kolayca adapte olduklarını ve hızlı iş ürettiklerini söyleyen Banu Tomruk, öğrencilerin iyi çözüm üretebilme potansiyelinden etkilendiğini dile getiriyor. Evren Aysev ise, bu denli büyük ölçekli ve karmaşık yapılı bir kent parçası için atölyede oldukça iyi bir süreç izlendiğini düşünüyor. Farklı ülkelerden gelen ve kimi doktora kimi ise yüksek lisans öğrencisi olan öğrenciler arasında son derece demokratik bir paylaşım olduğuna da dikkat çeken Aysev, atölyeye katılan öğrencilerin birlikte çalışma konusunda oldukça başarılı olduklarını da sözlerine ekliyor.
Haberin devamını okumak için lütfen ilerleyiniz...
İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Bu İçeriğe Yorum Yazın