
İstanbul Tasarım Bienali Teması: "Kusurluluk" (Imperfection)
İstanbul Tasarım Bienali'nin teması, İstanbul Tasarım Bienali Danışma Kurulu Üyesi ve Londra Tasarım Müzesi Direktörü Deyan Sudjic'in önerisi ile "Kusurluluk" (Imperfection) olarak belirlendi. Deyan Sudjic, kaleme aldığı tema metninde, sonsuz katmanlara ve sürekli gelişen kentsel, sosyal ve kültürel değişimin getirdiği canlılığa sahip bir şehir olarak İstanbul'un bu temanın içeriğini incelemek için en uygun şehir olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, İstanbul'un kusursuzluktan çok uzak, buna karşın dünyadaki en enerji verici ve en hareketli şehirlerden birisi olduğunu söyleyen Sudjic, metinde şehrin kendine has özelliğinin bu kusurluluğun doğurduğu belirsizlik ve geçicilik durumu olduğunun altını çiziyor. İstanbul Tasarım Bienali, "Kusurluluk" (Imperfection) temasıyla bir yandan İstanbul'un farklı yaratıcı potansiyeline övgü niteliği taşırken, bir yandan da günümüz dünyasında tasarım ile ilgili geniş bir bakış açısının oluşumunu destekleyecek. Deyan Sudjic'e göre, bu tema, dünyaya İstanbul hakkında birşeyler söyleme imkânı yaratırken, aynı zamanda çağdaş tasarımın doğası adına keskin bir bakış açısı sunacak.
İstanbul Tasarım Bienali Sergileri
İstanbul Tasarım Bienali küratörleri Emre Arolat ve Joseph Grima, bienalin temasını ayrı ayrı yorumlayarak bağımsız çalışmalarla iki farklı yaklaşım sunacak.
Emre Arolat Sergisi: "Musibet"
İstanbul Tasarım Bienali'nde Emre Arolat'ın küratörlüğünde düzenlenecek "Musibet: Büyük Dönüşüm Ekseninde, Tasarımda Bağlam ve Anti-Bağlam'ın Estetizasyonu" başlığını taşıyan sergi İstanbul Modern'de yer alacak. Arolat, sergisinin küratoryel çerçevesini şimdiki zamanın İstanbul'unu kentsel ve mimari tasarım bağlamında irdeleyerek oluşturmayı hedefliyor. "Dönüşüm" ve "Anti-Bağlam" gibi iki ana başlıktan oluşan bu kurgu; ilk başlığında, son dönemde İstanbul'da gündemde olan kentsel dönüşüm ve toplu konut projeleri ile bu projelerin ortaya çıkardıkları toplumsal gerginlikleri, dünyadaki diğer örnek kentlerle karşılaştırarak irdeleyecek. İkinci başlıkta ise ağırlık merkezinde İstanbul'un bulunduğu bir coğrafi palette yerel ve küresel aktörler tarafından üretilen düşünceler, yeni dünyanın evrensel kabulleri ve yeni teknolojilerdeki değişimler, mimari ve moda tasarımı pratikleri arasındaki paralellik tartışılacak.
Arolat, serginin kentsel ve mimari tasarım alanındaki omurgasının, ilk bakışta birbirine zıt gibi gözükseler de her birinin son derece güncel ve yaygın olmasıyla birbirlerine şaşırtıcı bir biçimde yaklaşan iki tasarım yönelimi arasında kalan sıkışık alan üzerinden kurgulanacağını belirtiyor ve ekliyor:
"Bunlardan biri bağlamın ve özgüllüğün, diğeri ise bağlamsızlığın ve yeniciliğin estetizasyonu. İlki, bağlamı kudretli yönetimlerin elinde araçsallaştırır ve içini tehlikeli bir sahte-tarihselcilik dayatmasıyla doldururken, ikincisi yersizliği parlatmanın peşinde koşuyor."
Arolat, serginin ana hedefinin, bu iki kutbu doğuran ve besleyerek günden güne gürbüzleştiren gösteri dünyası ile bu dünyayı temsil eden yaygın tasarım medyasının kritiği olduğunu ifade ediyor.
Joseph Grima Sergisi: "Adhokrasi"
Küratör Joseph Grima ise Galata Özel Rum İlköğretim Okulu'nda yer alacak sergisinin kavramsal çerçevesini, bürokrasinin tam karşıtı olan "Adhokrasi" olarak belirledi. Grima, İstanbul Tasarım Bienali'ni bir sergilenme platformu yerine laboratuar olarak değerlendirerek; bienalde yer alacak sergisini, tasarım
dünyasında son dönemde yaşanmakta olan devrimsel değişimlerin bir sahnesi haline getirmeyi amaçlıyor. Son dönemdeki en belirgin değişikliklerden biri olan, son kullanıcının artık tasarım ve üretim sürecinin bir parçası olma konseptinden yola çıkan Grima'nın sergisi, tasarımcı, kullanıcı, üretici arasındaki geleneksel ilişkilere ve ağır işleyen bürokratik süreçlere meydan okuyan, dinamik, karmaşık ve yenilikçi bir yapıya sahip olacak.
Bienal sergisi için kaleme aldığı metinde, tasarımın bir sanayileşme ve modernite disiplini olarak, kuruluşundan itibaren çağdaş varoluşun hemen her cephesine etki ettiğini, hatta bu varoluşu tanımladığını belirten Grima, "Tasarım eylemleri kentlerden, yazı tiplerine, mimariden, taşıtlara, objelere, arayüzlere ve altyapısal sistemlere kadar yaşamlarımıza doygunluk noktasında nüfuz ediyor. Tasarım artık her zaman, her yerde ve bu haliyle neredeyse görünmezliğe bürünmüş durumda. Bulunduğu noktada gündelik hayatın içine öylesine işlemiş ki tasarımın aslında geniş bir etki alanı olan, kaçınılmaz surette politik bir aktivite olduğunu unutuyoruz. Oysa bugün tasarım kısa ve çelişkilerle dolu tarihinin en önemli kavşaklarından birinde duruyor" diyor. Bunları açıklarken Robert H. Waterman'ın ortaya koyduğu bir kuram olan "Adhokrasi" ile parallelikler kuran Grima, bu kavramı, yeni fırsatlar yakalamak, öz-örgütlenmeyi hayata geçirmek ve beklenmedik üretim metodolojileri geliştirmek için, kabullenilmiş gelenekleri ve iktidar yapılarını teğet geçmek olarak tanımlıyor.
Sergilere katılım için Son Başvuru tarihi 2 Haziran
İstanbul Tasarım Bienali sergilerine katılmak isteyenlerin proje başvuruları 2 Haziran 2012 tarihine kadar devam edecek. Bienalde yer almak isteyen projeler için disipliner ve coğrafi bağlamda herhangi bir sınırlama yapılmıyor. Başvuru koşullarının detaylarına şuradan ulaşılabilir.
İstanbul Tasarım Bienali Mekânları
İstanbul Tasarım Bienali'nin ana sergileri İstanbul Modern ve Galata Özel Rum İlköğretim Okulu'nda yer alırken, etkinlikler bienal süresince İstanbul'un farklı noktalarına yayılacak.
Galata Rum İlkokulu, 19. yüzyıl sonlarında Rum çocukların eğitim ve öğretimine katkı sağlayabilmek amacıyla inşa edildi. Neo-klasik mimari üslubuyla İstanbul'un en eski semtlerinden Galata'da yer alan okul özellikle 1960 ve 70'li yıllardan itibaren baş gösteren demografik sorunlar nedeniyle, 1988 yılının Eylül ayında faaliyetine ara vermek zorunda kaldı.


Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, Fotolar: Refik Anadol
Öğrenci kapasitesini artırmak ve öğrenim kalitesini yükseltmek amacıyla 2001 yılında anaokulu olarak yeniden hizmet vermeye başlayan okul, 2007 yılında bir kez daha öğrenci yetersizliğinden dolayı kapandı. Galata Rum İlköğretim Okulu, bu sefer kapılarını İstanbul Tasarım Bienali'nin iki ana sergisinden biri olan ve küratörlüğünü Joseph Grima'nın üstlendiği, "Adhokrasi" için açıyor. Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, 2012 yılında ayrıca İKSV'nin düzenlediği 18. İstanbul Tiyatro Festivali ile 40. İstanbul Müzik Festivali'nde de kullanılacak.
İstanbul Modern Sanat Müzesi, 2004 yılında, İstanbul Boğazı'nın kıyısındaki 8.000 metrekarelik bir alanda kuruldu. Türkiye'nin modern ve çağdaş sanat sergileri düzenleyen ilk özel müzesi olarak, süreli ve sürekli sergi salonları, fotoğraf galerisi, video alanı, eğitim ve sosyal programları, kütüphane, sinema, restoran ve mağazası ile çok yönlü bir hizmet alanı sunarak her kesimden ziyaretçiye sanatı sevdirmeyi ve onların etkin biçimde sanata katılımlarını sağlamayı hedefleyen İstanbul Modern, İstanbul Tasarım Bienali'nin iki ana sergisinden biri olan, küratörlüğünü Emre Arolat'ın üstlendiği "Musibet"e ev sahipliği yapacak.

İstanbul Modern, Andreas Gursky sergisi sırasında
Üniversiteler de özel projeleri ile bienale katılıyor
İstanbul Tasarım Bienali, eğitim dünyasının etkinliklerine katılımını sağlamak ve bienalin ana teması olan "Kusurluluk" (Imperfection) hakkında daha farklı bakış açıları sunan bir içeriğe ulaşmak amacıyla, İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunan çeşitli üniversitelerin ilgili 66 bölümü ile işbirliği gerçekleştirdi. Üniversitelerin, kentsel tasarım, mimarlık, endüstri tasarımı, grafik tasarım, yeni medya tasarımı ve moda gibi bölümleri, 2011-2012 akademik yılı içerisinde bienal teması çerçevesinde atölye çalışmaları, yarışmalar ve özel projeler gerçekleştirecek. Öğrencilerin katılımı ile bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak projeler, ilgili üniversitelerin kendi fakülte binalarında sergilenecek ve paylaşılacak. Cam Ocağı Vakfı da bu programa katılarak, 2012 yılında uluslararası cam sanatçıları ile gerçekleştireceği eğitim programı kapsamında bienal temasını yorumlayacak.